Anasayfa / Günün Haberleri / Çocuklar neden suça yöneliyor? – Manşet Aydın

Çocuklar neden suça yöneliyor? – Manşet Aydın



Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından çocuk psikolojisi, çocukların suça eğilimleri ve bu eğilimlerin ardındaki nedenler kamuoyunda tartışılmaya başlandı. Uzm. Klinik Psikolog Atakan Aslan ‘Okullardaki şiddet olayları bireysel değil, toplumsal bir alarmdır’ dedi.

ALARM VERMEYE BAŞLADI

MANŞET’in sorularını yanıtlayan Aslan, okullarda yaşanan saldırıların çocuk ve ergen ruh sağlığı açısından alarm verdiğini anlattı.

Aslan, “Bir öğrencinin okula silahla gelmesi; öfke kontrolünde zorlanma, yoğun duygusal baskı, değersizlik hissi ve çoğu zaman uzun süredir biriken psikososyal sorunların dışa vurumudur. Bu tabloyu yalnızca bireysel bir problem olarak görmek, sorunun büyük kısmını gözden kaçırmak anlamına gelir.” dedi.

DUYGULAR DAVRANIŞA DÖNÜŞÜR

Bu tür şiddet faaliyetlerinin temelinde yatan nedenleri de anlatan Aslan,

“ Şiddet davranışı çoğunlukla çok boyutlu bir süreçtir. Öncelikle aile içi iletişim problemleri, duygusal ihmal ya da aşırı baskıcı tutumlar çocuk üzerinde ciddi bir stres oluşturur. Bunun yanında akran zorbalığına maruz kalmak ya da sosyal dışlanma yaşamak, çocuğun iç dünyasında yoğun bir öfke birikimine neden olabilir. Ayrıca dijital içeriklere kontrolsüz maruz kalma, şiddetin normalleşmesi ve rol model eksikliği de önemli etkenler arasındadır. Çocuk, yaşadığı duyguları sağlıklı şekilde ifade edemediğinde, bu duygular zamanla davranışa dönüşebilir.” ifadelerini kullandı.

‘AKRAN ZORBALIĞINA SIFIR TOLERANS’

Akran zorbalığını bu tür olayların merkezinde gören Aslan,

“Sürekli aşağılanan, dışlanan ya da fiziksel/psikolojik şiddete maruz kalan çocuklar, zamanla ya içe kapanır ya da bu baskıyı agresyonla dışa vurabilir. Burada kritik olan nokta şu: Zorbalık sadece mağdur olan çocuğu değil, zorbalığı yapan ve izleyen tüm çocukları psikolojik olarak etkiler. Bu nedenle okullarda zorbalığa karşı sıfır tolerans politikası ve bilinçlendirme çalışmaları hayati önem taşır.” diyerek okulları zorbalığa karşı bilinçlendirmeye çağırdı.

‘EN BÜYÜK SORUMLULUK AİLEDE’

En büyük sorumluluğun ailelere düştüğünü ifade eden Aslan,

“Aileler öncelikle çocuklarıyla güçlü bir iletişim bağı kurmalıdır. Çocuğun duygu ve düşüncelerini yargılanmadan ifade edebildiği bir ortam oluşturmak en temel koruyucu faktördür.” dedi. Bunun yanında çocuğun davranışlarındaki ani değişimlerin dikkatle gözlemlenmesi gerektiğini de ekleyen Aslan, “Çocukların sosyal çevresi ve okul yaşantısı yakından takip edilmeli, dijital içerik kullanımı kontrollü hale getirilmeli, gerekli durumlarda bir uzmandan destek alınmalı. Erken fark edilen her sorun, büyümeden çözülebilir.” şeklinde konuştu.

‘TOPMLUMSAL FARKINDALIK ARTTIRILMALI’

Bu tür olayların önüne geçebilmek için bireysel müdahalelerin yeterli olmayacağının altını çizen Aslan,

“Aileler, okullar, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumları birlikte hareket etmelidir. Özellikle ailelere yönelik bilinçlendirme eğitimleri, okullarda psikososyal destek programları ve önleyici ruh sağlığı projeleri yaygınlaştırılmalıdır. Bu tür çalışmaların kısa vadeli değil, sürdürülebilir olması büyük önem taşır. Her şiddet davranışının arkasında anlaşılmayı bekleyen bir çocuk vardır, bu nedenle toplumsal farkındalığı artırmak ve birlikte hareket etmek artık bir tercih değil, zorunluluktur.” dedi.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir