Mektubunda 25 yıllık meslek ve 7 yıllık belediye başkanlığı hayatı boyunca hiçbir adli vakaya karışmadığını savunan Günel, tutuklanma sürecini iftira olarak nitelendirdi. Kurallara uygun bir yaşam sürdüğünü ve görev süresi boyunca kamu kaynaklarını koruduğunu belirten eski başkan,
“İki tane şerefsiz iftiracının mesnetsiz ifadesi ile 4 duvar arasına koyuyorlar” ifadelerini kullandı.
Günel, siyasi hayatı boyunca kendisine güvenenleri satmadığını ve kimseyi işiyle tehdit etmediğini de satırlarına ekledi.
EKONOMİ VE HUKUK VURGUSU YAPTI
Mektubun ilerleyen bölümlerinde Türkiye‘nin adalet sistemine yönelik iddialarda bulunan Günel, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin yerini şüpheden savcı yararlanır anlayışına bıraktığını iddia etti.
Pazar maliyetlerindeki artış ve genel ekonomik sıkıntıları hukuk sistemindeki zafiyetlere bağlayan Günel,
“Hukuk Devleti ilkesinin ağır hasar görmesindendir” dedi.
“MÜCADELEYE DEVAM” ÇAĞRISI
Silivri Cezaevi’ndeki rutin denetimlerden ve içerideki durumundan da bahseden Günel, tutsak edilenin sadece bedeni olduğunu, fikirlerinin hapsedilemeyeceğini ifade etti. Mektubunu Kuşadası kamuoyuna yönelik bir çağrıyla sonlandıran Ömer Günel, “İzleyici değil, talep eden, mücadele eden olmamız şarttır. Kötüler kaybedecek, iyiler kazanacaktır” diyerek destekçilerinden mücadeleyi bırakmamalarını istedi.








